Milaslı bir memur çocuğu olarak, zeytin ağaçlarının gölgesinde; çiçeklerle, arılarla ve ateş böcekleriyle büyüdüm. Hasat zamanı kurulan yer sofraları çocukluğumun en değerli mirasıydı.
Hayat bizi uzaklara götürdü. Mühendislik projeleriyle 50'den fazla ülkeyi dolaştım. Eşim Sibel kurumsal kariyer basamaklarını tırmandı. Ama içimizdeki o tek özlem hiç değişmedi: Köklerimize dönmek.
İlk Hasat, İlk Ders
İlk sezonun heyecanıyla erken hasat planladık ama köyde kimse kalmamıştı. İşte o an aile olmanın gücünü hissettik. Amcalarımızdan kuzenlerimize kadar tüm aile sabahın serinliğinde bahçeye indik.
"O gün sadece zeytin toplamadık; aile olmanın gücünü topladık."
Bugün ürettiğimiz zeytinyağı yalnızca bir lezzet değil; bir ailenin ortak emeğinin birleşimidir.
Bu hikâye, bir zeytin tanesinin ve iki insanın yolculuğudur.

